Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan

Oğuz Atay’ın muhteşem dili, kurgusu ve hiciv yeteneğiyle yazılmış çok güzel bir roman. Akademinin içerisinde olan biri olarak okurken akademiyi daha çok sevdim. Fakat aynı zamanda akademinin Mustafa İnan gibi ahlaklı, çalışkan yüzüyle iş ahlakından yoksun, tembelleşmiş, yalnızca maddi çıkarın düşünüldüğü yüzünü karşılaştırma imkanı buldum. Şu sözü de akademi açısından çok beğendim: Üniversitenin kutsal kapısından başını dışarıya uzatıp da insanların nasıl para kazanmaya çalıştıklarını merak etmeye başladın mı bu işin sonu iyi olmaz.

Mustafa İnan, bizden içimizden biri. Doğuyu olduğu gibi kabul eden ve Batının en ileri olduğu bilim konusunda bile taklitçilikten kaçınan kendi yolumuzu kendimiz çizmeliyiz diyen inanılmaz bir insan. Zekası, yeteneği için söylenecek bir şey yok.

Kitapta daha doğrusu bu yaşam öyküsünde ilim, aşk, çalışkanlık, doğallık yani her samimi şey var. Mustafa İnan’ın “düşünebiliyor musun, adam samimi değil.” sözü gibi insanları samimiyetine göre konumlandıran bu insanın her şeyi samimi. Kurgu olsa abartı olduğunu düşüneceğimiz hususlar gerçekler olarak karşımıza çıkıyor. Oğuz Atay bize bambaşka tarzda yine inanılmaz bir dille güzel bir eser sunuyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top