Yazar, önsözde temel bir eser ortaya koymaya çalıştığını, çok fazla kaynak belirtmeyeceğini belirtirken bizler bunu neden böyle yaptığını ancak ilerleyen sayfalarda fark edebiliyoruz. Yazar, aklınca bize sunduğu kaynakların yeter derecede olduğunu, bir anlamda da bu konunun muğlak olduğunu düşündürtüyor. Yine akademik mantığın tersine kaynaklarla okuyucunun önü açılmalıyken tam tersine burada okuyucunun önü tıkanmış oluyor.
Hz. Muaviye hakkında kısıtlı kaynaklar olduğunu ifade ederken inandırıcılığını yitiriyor. Olumlu veya olumsuz olsun İslam kaynakları bu açıdan geniştir. Yazarın bu tercihi bizi istediği sınırlar içerisinde tutma isteğinden kaynaklanıyor. Yer yer çok güzel tespitler ve bilgiler varken yer yer de İslam tarihinde hiç şüpheye yer bırakmayacak, her kaynakta erişilebilecek bilgilerin yalan yanlış şekilde ifade edildiğine denk geliyoruz. Bunun iki sebebi olabilir. 1- Yazarın yetersiz araştırmaları 2- Tamamen bilinçli, manipülasyon amaçlı kullanım. Yazar kendini her ne kadar tarafsız ve hatta hakikati arayan bir şekilde lanse etse de satır aralarında asıl niyetini belli etmekten alıkoyamıyor. Bu da bize bir hakikati hatırlatıyor: Oryantalistler, şarkiyatçılar ne kadar tarafsız olurlarsa olsunlar yine de İslam’ın karşısında yer alan taraftadırlar.
Yine yazar Hz. Muaviye’yi Halife konumundan uzaklaştırıp dünyevi yanını öne çıkararak dini kimliğini törpülüyor ve gözümüzde farklı bir konuma sürüklüyor. Dinden çok bahsetmediğini iddia ediyor fakat günün şartlarında dinden bahsetmemenin imkanının olmadığı gün gibi ortada. Dinden bahsedilmiyorsa da sebebi hayatın her alanının dinle kaplı olması, ayrıca bahsetmeye ihtiyaç duyulmamasıdır.
Son olarak dikkatimi çeken husus Hz. Muaviye ile Hristiyanlık arasında bir bağ aranma çabası oldu. Nitekim kendisi Arabın dört dahisinden birisidir ve siyasi zekası tartışılmazdır. Görüyoruz ki Batılılar Müslüman dehaları Müslümanlığa tam anlamıyla yakıştıramıyor, bir yerlerden kendileri ile bağ kurmuş göstermeye çabalıyorlar. En bariz örneklerinden birisi de Fatih Sultan Mehmet’tir. Hiç alakası olmamasına rağmen Hristiyan mı oldu gibisinden saçmalıklar ortaya atılmıştır. Burada Hz. Muaviye için tam olarak böyle bir iddia olmasa satır aralarında imalar mevcut.
Son söz olarak; okunabilir bir kitap ancak bir temelin olması öncesinde bilgilere sahip olunması gerekir. Sıfır bilgiyle ciddi hasarlara yol açabilecektir.


